Dijital Dönüşüm İçin Bilgiyi Takip Et

Blog

Teknoloji yatırımlarının ve dijitalleşmenin moda olduğu ve hava atma aracı olarak kullanıldığı günleri geride bıraktık. Teknoloji, dijital yaşamın hemen her alanında; işyerinde, ofisimizde, kamu kurumlarında, belediyelerde, hastanelerde, okullarda, evlerimizde. Ve hatta parklarda, bahçelerde, yollarda…

Teknoloji, dijital kurumlar, bireyler için artık bir tercih değil, zorunluluk; kaçınamayacakları bir konu.

Örneğin, şirketler rekabette ayakta kalmak için başvuracakları tek yol teknoloji ve dijital yatırımlar. Bunu verimlilik ve karlılıkları artırmak için, pazarı anlamak için yapmak zorundalar. Şirketler, teknoloji ve dijital ile maliyetlerini düşürüyor, müşterini daha iyi tanıyıp doğru ürünü üretiyor.

Kamu kurumları yurttaşlara daha etkin ulaşmak, hizmet standart ve kalitesini yükseltmek için dijitalleşmeden yararlanmak zorunda. Bu nedenle e-devlet uygulamaları her geçen gün yaygınlaşmaya devam ediyor.

Belediyeler çeşitliliği ve derinliği artan biçimde bireylere hizmet sunumlarını teknoloji ve dijital ile kolaylaştırıyor. Mobil uygulamalar, sensörler ile hizmet kalitesi artıyor

Peki, bu baş döndürücü dijitalleşme sürecine kurumlarımız, şirketler, bireyler ne derece hazır?

Teknoloji ve dijital yatırım derken hala salt makine parkına, belirli yazılım teknolojilerine yapılan yatırımları mı anlıyoruz?

Ülke olarak Dijital Dönüşüm süreçlerinde birçok alanda istenen atılımı yapamadığımız, gelişim gösteremediğimiz bir gerçek. Teknoloji ve dijital alanda büyük oranda net ithalatçı konumdayız. Bu, birçok sektörle birlikte ülke ekonomisinin dünya ekonomileri karşısında yıkım riski yaşaması, beraberinde de işsizlik fırtınasını tetiklemesi kaçınılmaz.

Bu gidişatı durduracak, tersine çevirecek tek unsur, “bilgiye” yatırım yapmak. Dijital dönüşümü, bir takım makine parkından ibaret teknoloji yatırımıyla (üstelik bunu ithal ederek) gerçekleştiremeyiz. “İnsan” faktörüne bütünsel olarak yatırım yapmalı, gerçek dönüşümü burada aramalıyız.

Devlet, eğitim sistemiyle çocuklara ve gençlere, kurumlar aracılığıyla kamu çalışanlarına, şirketler çalışanlarına yatırım yapmalı ve dijital dönüşüme uyum sağlamalarına imkan tanımalı.

Organizasyon yapıları yeni ekosisteme uygun biçimde değişim gösterirken, insan faktörü de dijital ile yenilenmeli.

Ne organizasyon yapılarını, ne makine parkını ne de insan unsurunu akşamdan sabaha değiştiremeyiz. Bir stratejiye ve yol haritasına ihtiyacımız var.

En büyük strateji ve yol haritasının yakıtı “bilgi”… Bilgi sahibiyseniz, farkındalık yüzdeniz artıyorsa bir strateji geliştirmeye hazırsınız demektir. Bilgi’nin kıymetini kavramadıysanız, bilgi için enerji harcamıyorsanız sizi zor günlerin beklediği aşikar.

Çalışanlarınızı dijital ekosisteme adapte etmeden organizasyonunuzu değiştiremezsiniz, dijital dönüşümü gerçekleştiremezsiniz. Değişim için insan kaynağınızı bilgiyle donatmalısınız; bunu ise bir strateji ve plan içerisinde, istikrarlı biçimde hayata geçirerek yapabilirsiniz.

İşte böylesine yakıcı bir gündem ve süreç içerisinde Bursa Talks, “bilginin” peşine düşüyor. Sektörler, kurumlar, şirketler, bireyler için değer yaratan bilgi platformu olma iddiasıyla kapılarını açıyor.

Etiketler:

Yorum Yazın